Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilen ara seçimlerde Demokrat Parti'nin Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu kazanması, Avrupa ile olan ilişkilerin geleceği konusunda tartışmaları beraberinde getirdi. Demokratların elde ettiği bu siyasi tablo, Avrupa ülkeleri için Washington ile diyalog kurma ve Ukrayna'ya verilen desteğin korunması adına bir fırsat olarak değerlendirilirken, uzmanlar Donald Trump'ın dış politikasındaki köklü değişim beklentilerine karşı temkinli bir duruş sergiliyor.
Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminde Washington ile Avrupa arasındaki gerilim; gümrük tarifeleri, NATO müttefiklerinin savunma harcamaları ve ABD'nin kıtadaki askeri varlığı gibi konularda derinleşmiş durumda. Ukrayna'ya yönelik desteğin kapsamı ve süresine dair belirsizlikler ile Grönland meselesindeki egemenlik tartışmaları, Avrupa'nın kendi güvenliği için ABD'ye olan bağımlılığını sorgulanan bir noktaya taşıdı. Bu süreçte Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırması ve bu kaynakları ortak askeri kapasiteye dönüştürme sorumluluğu ön plana çıkıyor.
Demokratların Kongre'de ağırlık kazanması, başkanın tek taraflı kararlarının denetlenmesi ve daha öngörülebilir bir siyasi ortamın tesisi yönündeki beklentileri güçlendirse de Trump'ın dış politikadaki geniş yetkileri belirsizliği koruyor. Seçim sonuçlarının transatlantik ilişkilerde ne derece değişim yaratacağı ve Avrupa'nın kendi savunma sorumluluğunu üstlenme arayışına nasıl yansıyacağı konusu tartışılmaya devam ediyor.
Robert Schuman Merkezi Direktörü Profesör Erik Jones, Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanmasının Ukrayna'ya yönelik süreçlere etkisine dikkat çekti.
Kaynaklar
Kesinleşen: Demokratlar Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu kazandı.
Henüz belirsiz: Trump'ın yeni siyasi dengeye dış politikada nasıl bir karşılık vereceği henüz netleşmedi.
Sıradaki Haber





