Ekonomist Necmettin Batırel, TGRT Haber'e yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinde cari dengede yaşanan toparlanmanın döviz rezervleri, kur istikrarı ve enflasyon kontrolü gibi alanlarda yeni bir süreci başlattığını belirtti.
Batırel, Türkiye'nin büyüme sürecinde ithalata ihtiyaç duymasının kronik bir sorun olduğunu ifade ederek, cari dengede ideal seviyenin yakalanamamasının temel nedeninin bu durum olduğunu savundu. Cari açığın, doğrudan yatırımlar gibi kaliteli sermaye ile finanse edilememesi durumunda döviz kurları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini dile getiren Batırel, açığın Merkez Bankası rezervlerinden karşılanmasının rezerv erimesine yol açabileceğini söyledi.
Cari açığın sürdürülebilir şekilde finanse edilemediği dönemlerde dış borçlanmaya gidilmesinin, ülkenin risk primini artırarak borçlanma maliyetlerini yükselttiğini kaydeden Batırel, ideal cari denge durumunun cari fazla verilmesi veya açığın GSYİH'ye oranının yüzde 1-2 seviyesini geçmemesi olduğunu belirtti.
Cari dengenin niteliğinin niceliğinden daha kritik olduğunu vurgulayan Batırel, oluşan küçük miktardaki açığın kısa vadeli sıcak para veya swap anlaşmaları yerine doğrudan yabancı yatırımlarla finanse edilmesinin gerektiğini ifade etti. Kalıcı bir cari dengeye ulaşmak için ise ihracatta teknolojik ve yüksek katma değerli ürün payının artırılması ile enerji bağımlılığının azaltılması gerektiğini öne sürdü.
Cari açığın azalmasının veya fazla verilmesinin, orta vadede enflasyonu dolaylı olarak frenleyeceğini belirten Batırel, bu durumun ekonomi yavaşlaması ve iç talebin kesilmesi nedeniyle ithalatın azalmasıyla gerçekleşmesi durumuna dikkat çekti.
Kaynaklar
Kesinleşen: Türkiye'de dokuz ayın ardından cari fazla dönemine girildi.
Sıradaki Haber





