Erdoğan, kültürün gelecek nesillere taşınması ve geleneksel sanatların muhafaza edilmesinde kadınların kritik bir görev üstlendiğini, kadınların sanat ve zanaatın temel gücü olduğunu belirtti.
Program kapsamında açılan "ÖZGÜ-Bize Özgü" sergisinde 81 farklı ilden gelen 81 kadın sanatkar ve zanaatkarın eserlerinin sergilendiğini kaydeden Erdoğan, bu eserlerin bir araya gelmesiyle geniş bir kültür mozaiğinin oluştuğunu dile getirdi. Geleneksel sanatların ve zanaatların, coğrafi deneyim ve insan hikayeleriyle birleşerek özgün bir nitelik kazandığını vurguladı.
“Kültürün gelecek nesillere aktarılmasında ve geleneksel sanatların korunmasında, kadınların vazgeçilmez bir rolü vardır. Kadınların sanatın ve zanaatın atan kalbi olduğunu düşünüyorum.”
Sanatın evrensel bir nitelik taşıdığını ancak ilhamın yerel coğrafyalardan alındığını ifade eden Erdoğan, bir halkın belleğinin türküler, şiirler, masallar, motifler ve ilmekler aracılığıyla kayıt altına alındığını söyledi. Bu unsurların gündelik yaşamdan silinmesinin toplumsal hafızanın bir kısmının yok olmasına yol açacağını belirtti.
Dünya genelinde mimari, kıyafet ve yemek kültürlerinin coğrafi kimliklerinden uzaklaştığına dikkat çeken Erdoğan, sosyal medyanın etkisiyle yabancı kültürlerin toplumların yapısını dönüştürebildiğini ve tek tipleşmenin arttığını savundu. Kökleri sağlam ve zengin bir kültürel birikime sahip toplumların bu etkiler karşısında otantik yapılarını koruyabildiklerini ifade etti.
Kaynaklar
Kesinleşen: Emine Erdoğan, Rami Kütüphanesi'ndeki programda konuşma yaptı.
Sıradaki Haber


