Anadolu Ajansı'nın haberine göre, İran ile ABD arasındaki gerilim, 1953 yılındaki darbe ve 1979'daki büyükelçilik baskınıyla başlayan süreçte, 47 yıl boyunca yaptırımlar, nükleer anlaşmazlıklar ve güvensizlikle tırmanarak küresel bir krize dönüştü. 4 Kasım 1979 tarihinde Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'ne düzenlenen baskın, iki ülke arasındaki ilişkilerde tarihi bir kırılma noktası olarak kaydedildi.
Baskın sırasında bir grup devrim yanlısı öğrenci, Şah rejiminin iadesini ve ABD'nin İran'ın iç işlerine müdahalesinin durdurulmasını talep ederek 66 Amerikalıyı rehin aldı. Süreç içerisinde kadınlar ve Afrika kökenli 13 kişi serbest bırakılırken, 52 Amerikalı 444 gün boyunca tutuldu. Washington yönetimi bu olayı diplomatik dokunulmazlığın ihlali ve vatandaşların rehin alınması olarak nitelendirirken, İran tarafında ise bu durum ABD'nin eski Şah rejimine verdiği desteğe karşı bir tepki olarak görüldü.
İlişkilerdeki gerilimin kökenleri, 1953 yılında CIA ve MI6 tarafından desteklenen darbe ile Başbakan Muhammed Musaddık'ın görevden alınmasına dayanıyor. Bu müdahale ile İngiltere ve ABD'nin desteklediği Şah yönetimi pekişirken, Musaddık'ın devrilmesi İran siyasi hafızasında ABD müdahalesinin en önemli örneği haline geldi. Şah Muhammed Rıza Pehlevi döneminde Washington ile yakın ilişkiler sürerken, ülkede artan siyasi baskılar ve ekonomik eşitsizlikler toplumsal muhalefeti tetikledi.
1979 yılında Ayetullah Humeyni liderliğindeki devrimle Şah rejiminin sona ermesi ve Şah'ın ABD'ye sığınması, Amerikan karşıtlığını güçlendirdi. Aradan geçen süreçte ekonomik yaptırımlar ve bölgesel güç mücadeleleri derinleşirken, 2025 ve 2026 yıllarında ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla birlikte gerilim doğrudan bir savaş sürecine evrildi.
Kaynaklar
Kesinleşen: 4 Kasım 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'ne baskın düzenlendi ve 52 Amerikalı 444 gün boyunca rehin tutuldu.
Sıradaki Haber




