Hatem Bazian, Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde, küresel İslamofobi'nin kendini gösterdiği alanları ve bu alanların birbirini besleme biçimlerini değerlendirdi. Bazian, 2025 yılının en belirleyici özelliğinin, örtük İslamofobi ile açık İslamofobi arasındaki mesafenin kapanması olduğunu ifade etti.
Örtük İslamofobi'nin filmler, haber bültenleri, televizyon yorumları ve kitaplar aracılığıyla zihinlere işlenen sarsılmaz bir ön kabul üzerine inşa edildiğini belirten Bazian, bu sürecin İslam'ı şiddet yanlısı, geri kalmış ve baskıcı bir din olarak resmettiğini savundu. Bu durumun, 2001 yılından itibaren yürütülen "Terörizmle Savaş" politikaları ve askeri müdahalelerle beslenen İslamofobik toplumsal hafızadan kaynaklandığını ileri sürdü.
Açık İslamofobi'yi ise söz ve eyleme dökülen kısım olarak tanımlayan Bazian; Müslümanları suçlu ilan eden parlamento oturumları, gözetleme programları, yargısız infazlar, askeri harekatlar, işkence ve İHA saldırıları gibi uygulamaların bu kapsamda yer aldığını söyledi. Açık İslamofobi'nin, zihinlerdeki örtük imgelerin medya, hukuk, siyaset ve şiddet eylemlerinde somutlaşmış hali olduğunu belirtti.
2025 yılındaki asıl değişimin, düşmanlığın harekete geçme süresinin kısalması olduğunu vurgulayan Bazian, tetikleyici bir olay ile toplu cezalandırma arasındaki sürecin artık neredeyse anlık işlediğini ifade etti. Bazian, Avustralya'da 14 Aralık 2025 tarihinde Sidney'deki Bondi Plajı'nda gerçekleşen saldırıyı bu durumun çarpıcı bir örneği olarak gösterdi.
Kaynaklar
Kesinleşen: 2025 yılında örtük ve açık İslamofobi arasındaki çizginin ortadan kalktığı ifade edildi.
Sıradaki Haber





