HABERPEDİA
BIST 10011.333,27▼ %1,26|USD/TRY50,05▲ %0,06|EUR/TRY56,32▲ %0,18|ALTIN/GR6.625₺▲ %1,36|ONS ALTIN4.117$▲ %1,30|BRENT96,57$▲ %2,06|BITCOIN3.837.017₺▼ %4,66
SON DAKİKA19:31Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp raporu açıklandı
/
SiyasetDEĞERLENDİRME

Namık Tan, AB Türkiye İlerleme Raporu üzerinden iktidarı eleştirdi

CHP Milletvekili Namık Tan, AB Komisyonu'nun yayınladığı Türkiye İlerleme Raporu'ndaki tespitlerin demokrasi ve hukuk vurgusu taşıdığını belirterek hükümetin dış politika yaklaşımını eleştirdi.

Haberpedia Haber Merkezi

Kaynak: Namık Tan

5 Kasım 2026, 19:28•2 Dk Okuma•Güncelleme 19:44
Namık Tan, AB Türkiye İlerleme Raporu üzerinden iktidarı eleştirdi
Fotoğraf: Nadavroas / Wikimedia Commons (CC BY-SA 3.0)

Haberin Özü

Veri Notu
  • 1

    Namık Tan, AB İlerleme Raporu'nun Türkiye'de demokrasi ve kurumsallığın gerilediğini kaydettiğini belirtti.

  • 2

    Tan, AİHM kararlarının uygulanmaması ve hukuksuz tutuklamaların AB eleştirilerinin haklı gerekçeleri olduğunu savundu.

  • 3

    Trump'ın ABD ara seçimlerini kaybetmesinin hükümetin dış politika stratejilerini etkilediği ileri sürüldü.

CHP Milletvekili Namık Tan, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un Türkiye ziyareti ve AB Komisyonu tarafından yayınlanan Türkiye İlerleme Raporu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Tan, raporun Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinin sekiz yıldır fiilen durduğunu belirtmesinin yanı sıra, devletin kurumsallığı, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler düzeyinin 3 Ekim 2005 tarihinden daha geride olduğunu kaydettiğini ifade etti.

Tan, AK Parti yönetiminin AB üyeliğini fiilen imkânsız hale getirdiğini ileri sürerek, mevcut anlayışın 63 yıllık AB ile ilişkiler birikimini ziyan ettiğini savundu. Dışişleri Bakanlığı'nın AB'den gelen eleştirilere yönelik yaptığı açıklamayı hakkaniyetten uzak bulduğunu belirten Tan; belediye başkanları ve personelinin tutuklanması, Selahattin Demirtaş ile Osman Kavala'nın AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulması, ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve Cumhurbaşkanı'nın denge denetleme mekanizmalarını devre dışı bırakması gibi durumların eleştirilerin temelini oluşturduğunu öne sürdü.

İktidarın dış politikada ABD Başkanı Donald Trump'a bel bağladığını söyleyen Tan, Türkiye'nin stratejik öneminin kullanılarak AB'nin demokrasi ihlallerini görmezden gelebileceği imasında bulunulduğunu iddia etti. Trump'ın ABD ara seçimlerini kaybetmesiyle birlikte hükümetin dış politika yatırımlarının da başarısızlığa uğradığını belirten Tan, benzer yönetimlerin halk iradesiyle devrildiğini ifade etti.

Tan, Türkiye'de hukuk sisteminin muhalifleri baskılamak için kullanıldığı bir "önlem devleti" yapısının oluştuğunu iddia etti. Etkin bir hukuk sistemi görünümü verilmesine rağmen, savcıların iktidara yakın kişileri incelemekten kaçındığını ve kamuoyunda bilinen usulsüzlüklerin takip edilmediğini savundu. Avrupalıları suçlamanın kolay olduğunu ancak asıl meselenin eleştirilen konularda hesap verebilirlik olduğunu belirtti.

Kaynaklar

3 kaynak
BirGün
4 Kasım 2026, 05:00
Anadolu Ajansı
4 Kasım 2026, 14:45
Namık Tan @namiktan

NACHO SANCHEZ AMOR RAPORU Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, İmamoğlu davasını izlemek için Türkiye'deydi. Onun öncülüğünde çıkan AB Komisyonu Türkiye İlerleme Raporu da dün yayınlandı. Rapor, yalnızca AB ile üyelik müzakerelerimizin sekiz yıldır fiilen donduğunu söylemiyor; devletimizin kurumsallığının ve demokrasimizin, insan hakları ve özgürlüklerin sürecin başladığı 3 Ekim 2005 tarihinden çok daha geride olduğunu da kayda geçiriyor. Bir zamanlar Türkiye'yi AB üyesi yapacak olan hükümet olma niyetiyle yola çıkan AKP, bugün AB üyeliğimizi fiilen imkânsız kılmış vaziyette. Ne yaman çelişkidir ki, bu yönetim anlayışı, iktidarını halka baskı yaparak zorla sürdürmek uğruna 63 yıllık AB ile ilişkiler tarihimizin bütün birikimlerini ziyan ediyor. AKP, ayrıca, Türkiye demokrasisine yapılan saldırılara karşı Avrupa Birliği'nden gelen eleştirilerin de hakkaniyetten uzak ve önyargılı olduğunu öne sürüyor. Dışişleri Bakanlığı'nın dün yaptığı açıklama da, bir önceki benzerleri gibi aynı ezber ifadeleri içeriyor. Biz de haklı olarak şunu soruyoruz. AB İlerleme Raporunda hangi ifadeler hakkaniyetten uzak? Onlarca belediye başkanımız ve yüzlerce belediye personelimizin, somut olmayan delillerle hukuk usulüne aykırı şekilde tutuklu bulundurulması mı; Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'nın AİHM kararları çiğnenerek hukuksuzca cezaevinde tutulması mı; Cumhurbaşkanı'nın TBMM başta olmak üzere bütün denge denetleme sistemini fiilen kaale almaması mı; ifade özgürlüğü yok sayılarak, kamu yararı için çalışan yüzlerce gazetecinin haksız yere cezaevinde tutulması mı? Bu liste uzayıp gider. Peki bu olgulara yönelik eleştirilerin hangisi önyargılıdır, hangisi haksızdır? Açıklasın, biz de anlayalım. AKP Rejimi önce ABD Başkanı Donald Trump'ın arkasına sığınıyor ve NATO'nun çalkantılar içinde olduğu bir dönemde AB'nin Türkiye'nin stratejik önemini yadsıyamayacağını iddia ederek, Birliğin Türkiye'deki demokrasi ihlâllerini görmezden gelebileceğini ima ediyor. Beklentisi gerçekleşmediğinde ise hırçınlaşıyor ve kendi sorumluluğunu kabul etmeden, kusuru sadece karşı tarafta arıyor. Ernst Fraenkel’in Nazi Almanyası hakkında yazdığı “İkili Devlet” eserinde anlattığı durumu bugün biz yaşıyoruz. Ortada kanunlardan kaynağını alan bir “Norm Devleti” var ama kısmen askıya alınmış ve iktidardakilerin her türlü keyfi tasarrufuna izin veren “Önlem Devleti” ile iç içe geçmiş. Örneğin, etkin bir hukuk sistemi var, fakat bunlar neredeyse tamamen muhalifleri ezmek için işliyor. Savcılar iktidara yakın kişileri ifadeye çağırmaktan bile imtina ediyor. Fon yolsuzluğundan milyarlarca lira usulsüz kazanç elde ettiği bütün kamuoyunda bilinen kişilere bile dokunulamıyor. Velhasıl Avrupalıları suçlamak, bunu milli iradeye sataşma olarak takdim etmek, muhatapları ayrımcılıkla veya çifte standart ile yaftalamak kolay; fakat iş, onların eleştirdiği hususlarda hiç olmazsa kendi halkına hesap vermeye gelince, oralı olan yok. AKP iktidarının dış politikada bel bağladığı Trump da ara seçimleri kaybetti ve söz verdiklerini artık Kongre ve Senato'dan geçiremeyecek. Hükümetin bir dış politika yatırımı daha böylelikle batmış oluyor. Bu arada sandık korkusu da dağları sardı, zira bütün benzer yönetimler birbiri ardına halkın iradesiyle devriliyor. Trump ara seçimlerde hezimet yaşamadan önce Orbán da gitti, Bolsonaro gitti, Vučić gitti. Sırada belki Javier Milei var. Sonunda kaçılmaz olarak sandık halkımızın önüne geldiğinde sıranın kime olduğu da şimdiden belli.

19:28 · 5 Kasım 2026
Bu haber ne kadar kesin?

Kesinleşen: AB Komisyonu Türkiye İlerleme Raporu yayınlandı.

Bu haberin dayanağı: 3 kaynak (BirGün, Anadolu Ajansı, Namık Tan). Son güncelleme 5 Kasım 2026, 19:44. Hata gördüyseniz bize bildirin; düzeltmeler Yayın İlkeleri sayfasında listelenir.

Sıradaki Haber

Borç yapılandırması ve sicil affı için kanun teklifi verildi
Siyaset
Borç yapılandırması ve sicil affı için kanun teklifi verildi
24 dk önce

Gündemin Diğer Gelişmeleri

Yorumlar

Yorumlar yazanların görüşüdür.

Küfür, hakaret, bahis ve reklam içeren yorumlar kaldırılır. Gizlilik
0/1000
  1. Yorumlar yükleniyor…
0