Namık Tan, ABD'de Senato'nun üçte birinin ve Temsilciler Meclisi'nin tamamının yenileneceği ara seçimlerin siyasi sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulundu. Tan, Amerikan demokrasisinin geleneği gereği başkanlık döneminin ortasındaki ara seçimlerde genellikle muhalefet partilerinin kazandığını belirtti. Trump'ın Senato'daki çoğunluğu kaybetme ihtimalinin, 6 yıllık seçim süreci nedeniyle uzun vadeli bir denge değişimine yol açabileceğini ifade etti.
Demokratların seçim sürecinde kendi siyasal çözümlerini ve ana eksenlerini henüz netleştiremediklerini savunan Tan, parti içinde sosyalistler, yeni kuşak ilericiler ve orta yolcular arasında çekişmeler yaşandığını aktardı. Cumhuriyetçi seçmen kitlesinin ise taraf değiştirmekten ziyade sandığa gitmeyerek oy kullanabileceğini ileri sürdü. Seçimlerin ardından iki yıllık başkanlık kampanyası döneminin fiilen başlayacağını belirten Tan, Demokrat kanatta henüz öne çıkan bir aday figürünün bulunmadığını dile getirdi.
Trump'ın Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu kaybetmesi durumunda 'topal ördek' konumuna düşeceğini belirten Tan, Trump'ın kişisel servetindeki artışın da başkanlık döneminin ikinci yarısında inceleme altında olacağını söyledi. Forbes verilerine göre Trump'ın servetinin 2.3 milyar dolardan 6.5 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Tan, bu durumun Trump ailesi ve yakın çevresindeki isimlerle birlikte mercek altına alınacağını ifade etti.
Seçim sonuçlarının Ukrayna'nın direnişi ve İsrail-Gazze dosyası üzerinde de etkili olacağını belirten Tan, İran ile yaşanabilecek olası bir savaşın enerji fiyatlarını etkileyeceğini öngördü. İran savaşı nedeniyle artan enerji girdi fiyatlarının ham petrolün varil fiyatını 100 doların altına düşürmeyeceğini ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerindeki enflasyonla mücadele programını zorlaştıracağını savundu.
Kaynaklar

YARIN YAPILACAK ABD ARA SEÇİMLERİ - KISA DEĞERLENDİRME ABD’de Senato’nun üçte birinin ve Temsilciler Meclisi’nin tamamının yenileneceği ara seçimler yarın yapılacak. Dört yıllık başkanlık dönemlerinin tam ortasına denk gelen ara seçimlerde her zaman muhalefetteki, yani başkanın mensup olmadığı partinin kazanması 250. yaşına geçtiğimiz 14 Temmuz’da basan Amerikan demokrasisinin alışageldik özelliği. Ancak bu defaki ara seçimler Trump’ın adeta “küresel tehdit” haline dönüşmesiyle özellikle kritik. Senato’daki çoğunluğu da yitirmesi olası gözüken Trump kendi Cumhuriyetçi partisine öyle bir yenilgi tattırabilir ki senatörler 6 yıl için seçildiği cihetle 50-50 zeminine oturan denge uzun vadeli Demokratlar lehine dönebilir. Esasen klasik bir değerlendirme çerçevesinde Demokratlar kazanmıyor ama Cumhuriyetçiler kaybediyor: Başka anlatımla Cumhuriyetçi seçmen kitlesel olarak taraf değiştirmiyor ama sandığa gitmeyerek oyunu kullanacak gibi görünüyor. Çünkü Demokratlar “Trump fenomeni” karşısında ve arkasında iyi hatıralar bırakmayan Biden sonrasında halen kendi yolunu bulabilmiş, kendi siyasal çözümlerini üretebilmiş, temel yönelimini, ana eksenini belirleyebilmiş değil. Ara seçimlerin ardından bu defa iki yıl boyunca başkanlık kampanyası dönemi fiilen başlamış olacak ve aday adayı kalabalığında ayrışan, öne çıkan bir Demokrat isim de yok. Demokratlar Amerikan tarzı “demokrat sosyalistler”, yeni kuşak ilericilerle koltuklarını bırakmaya niyetli olmayanlar ve (başkanlık seçiminde başarıyı da önceleyen) daha orta yolcular arasında parti içi çekişmeye sahne oluyor. Bu bağlamda ABD sisteminde Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin bizim bildiğimiz Avrupa sistemi anlamında siyasal partiler değil, içlerinde çok çeşitli ve çok yerel siyasal akımları, kişilikleri barındıran “geniş çadırlar” oldukları da akılda tutulmalı. Trump her hal ve kârda, yalnızca Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğunu da yitirse, “topal ördek” konumuna gelmiş olacak: Bu baskının 80 yaşına gelen Trump’ı daha da saldırgan ve öngörülemez kılacağını iddia edenler olsa da zarar verme kapasitesi görece körelmiş olacak. Üstelik Forbes dergisinin hesaplamasına göre başkan olduğundan bu yana geçen iki yıllık sürede Trump’ın kişisel serveti 2.3 milyar dolardan 6.5 milyar dolara çıkmış ve bu olağandışı durum başkanlık döneminin ikinci yarısında kesinlikle büyüteç altında olacak. Bu inceleme onunla birlikte Trump galaksisinin tamamını, “güneşe yakın” gezegenlerden yani damat Kushner ve oğulları gibi aile fertlerinden başlayarak “hem başkanın özel temsilcisi hem eski iş ortağı/yeni küresel girişimci” şapkalı Witkoff ve Ankara’daki Büyükelçisi Barrack gibileri kapsayacağı gibi başta “Savaş Bakanı” Hegseth olmak üzere diğer bazı isimlere de yönelecek. Çatışma alanlarına gelince: Ukrayna ara seçim kampanyasında öne çıkan hatta radara giren bir konu bile değil belki ama seçimin sonucu Rusya’nın işgal savaşına karşı Ukrayna’nın direnişini yakından ilgilendiriyor. İsrail-Gazze dosyası genel anlamda ara seçimler için bir ölçüt olmaktan çok yine Demokratların kendi içinde bir bölünme yaratıyor. İran’a yeniden saldırı olup olmayacağını - 3 Kasım’dan hemen önce 27 Ekim’de yapılan İsrail seçimlerinin de Netanyahu’nun siyasal geleceği üzerinde derin belirsizlik yaratmasıyla birlikte düşünüldüğünde - bugünden kestirebilmek güç ve Trump’ın da ne yapacağına karar veremediği anlaşılıyor. Her hal ve kârda İran savaşı nedeniyle artan enerji girdi fiyatlarının gelecek Nisan-Mayıs aylarına dek yüksek devam etmesi, ham petrol varil fiyatının 100 dolarların altına inmemesi beklenmeli ve bu durumun zaten zor durumdaki ülkemiz ekonomisi üzerine ek yük bindirerek yıllardır süren sözde enflasyonla mücadele programının başarısızlığını kalıcılaştıracağını öngörmek mümkün.
11:08 · 2 Kasım 2026Kesinleşen: ABD'de Senato'nun üçte birinin ve Temsilciler Meclisi'nin tamamının yenileneceği ara seçimler 3 Kasım 2026 tarihinde yapılacak.
Henüz belirsiz: Demokratların seçim sonrası kendi siyasal çözümlerini ve ana eksenlerini belirleyip belirleyemeyeceği henüz netleşmedi.
Sıradaki Haber





