Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu Başkanlığına yazı göndererek ek rapor talep etti. Savcılık, Denizolgun'un göğüs bölgesinde saptanan kanamanın oluşum zamanı ile bu bulgunun travmatik olup olmadığının değerlendirilmesini istedi.
Cumhuriyet haberine göre savcılık, otopsi raporunda kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek gibi organlarda ağır otoliz tespit edilmesine rağmen mikroskobik incelemelerin nasıl değerlendirildiğinin açıklanmasını talep etti. Ayrıca Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması, boynuna veya göğsüne bası uygulanması suretiyle öldürülmüş olabileceğine dair tıbbi delil bulunmadığı yönündeki görüşe açıklık getirilmesi istendi. Bu kapsamda, ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığı ve göğüsteki kanamaların travmatik delil sayılıp sayılamayacağı soruldu.
CNN Türk'ün aktardığı bilgilere göre savcılık, Denizolgun'un 6 Eylül 2016'da çiftliğe girdiği, 7 Eylül'de ölü bulunduğu ve olayın 8 Eylül'de ihbar edildiği sürecini hatırlatarak, ihbarın geç yapılmasının cesetteki çürüme nedeniyle delil elde edilmesini engelleyip engellemediğinin belirlenmesini istedi. Ayrıca, Denizolgun'un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil müdahaleyle hayatta kalıp kalamayacağı da soruldu.
Dosyada tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi raporunda Denizolgun'un yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak tanımlanmasının dayanağı sorulurken, kanında bulunan metoprolol etken maddesinin hangi durumlarda kullanıldığına dair açıklama istendi. Savcılık, tüm belgelerin yeniden incelenerek kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlanmasını talep etti.
İkili Bakış
Adli Tıp Kurumu raporu
ATK 1. İhtisas Kurulu, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiğini ve zehirlenme bulgusu olmadığını belirtti.
Savcılık itirazı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, raporun bulgularına ve tıbbi değerlendirmelere yönelik ek açıklamalar ve incelemeler talep etti.
Denizolgun'un ölümüne ilişkin daha önce hazırlanan Adli Tıp raporunda, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiği belirtilmişti. Mezardan alınan örneklerde ağır metaller tespit edilse de dokulardaki düzeylerin normal sınırlar içinde olduğu ve zehirlenmeye dair bulgu bulunmadığı bildirilmişti.
Kaynaklar
Kesinleşen: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Adli Tıp Kurumu'ndan ek rapor talep etti.
Henüz belirsiz: Denizolgun'un göğüs bölgesindeki kanamanın travmatik olup olmadığı ve ölümün kesin nedeni henüz netleşmedi.
Sıradaki Haber




