Sezgin Tanrıkulu, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda Diyarbakır'ın ekonomik ve sosyal durumunu gündeme getirdi. Diyarbakır'ın 2017 yılında Türkiye'nin gelişmişlik sıralamasında son 16 il arasında yer aldığını, 2026 yılında da aynı konumda bulunduğunu belirten Tanrıkulu, aradan geçen dokuz yılda tablonun değişmediğini ifade etti.
Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı 16 ilin tamamının gelişmişlik sıralamasının son 16 sırasında yer aldığını savunan Tanrıkulu, bu durumun siyasal ve ekonomik tercihlerin bir sonucu olduğunu ileri sürdü. Geçmişte bölgeye yatırım yapılmamasının gerekçesi olarak gösterilen çatışma ve şiddet unsurlarının ortadan kalktığını belirten Tanrıkulu, barışın ve çatışmasızlığın ekonomik karşılığının halkın yaşamına ne zaman yansıyacağını sordu.
“Diyarbakır'ın ihtiyacı daha fazla denetim ve ceza değil; yatırım, üretim, istihdam, refah ve ekonomik adalettir.”
Karşılaştırma
Kırk yıllık çatışmalı dönemin ülkeye maliyetinin 2,5 ila 4 trilyon dolar arasında olduğunun ifade edildiğini aktaran Tanrıkulu, bu kaynağın üretime, istihdama, eğitime ve sağlığa harcanması durumunda ekonomik tablonun farklı olabileceğini söyledi. Tanrıkulu, çatışmasızlık döneminin kalıcı barışa ve toplumsal refaha dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.
Diyarbakır'daki esnafın ağır vergi denetimleri ve yüksek cezalar nedeniyle zor durumda olduğunu söyleyen Tanrıkulu, 100 liralık lahmacun satan bir esnafa 4 milyon lira ceza kesilmesini örnek göstererek denetim politikalarının küçük işletmeler üzerindeki etkisine değindi. Bölgesel eşitsizliğin giderilmesi için bütçede, yatırım politikalarında ve kamu kaynaklarının dağılımında somut bir irade gösterilmesi gerektiğini savundu.
Kaynaklar

DİYARBAKIR 9 YILDIR AYNI YERDE: BÖLGESEL EŞİTSİZLİK BİR KADER DEĞİL, SİYASAL TERCİHTİR! Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda Diyarbakır'ın yıllardır değişmeyen ekonomik ve sosyal tablosunu, bölgesel eşitsizliği ve esnafın yaşadığı vergi baskısını gündeme getirdim. Diyarbakır 2017’de de Türkiye’nin gelişmişlik sıralamasında son 16 il arasındaydı, 2026’da da aynı yerde. Aradan dokuz yıl geçti, değişen hiçbir şey olmadı. Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı 16 ilin tamamı bugün de gelişmişlik sıralamasının son 16 sırasında. Bu tablo bir kader değil, yıllardır sürdürülen siyasal ve ekonomik tercihlerin sonucudur. Geçmişte bölgeye yatırım yapılmamasının gerekçesi olarak çatışma ve şiddet gösteriliyordu. Bugün bu gerekçeler ortadan kalktı. Peki, Diyarbakır'ın ve bölgenin kalkınması için ne yapılıyor? Yıllardır ertelenen yatırımlar ne zaman yapılacak? Barışın ve çatışmasızlığın ekonomik karşılığı ne zaman halkın yaşamına yansıyacak? Kırk yıllık çatışmalı dönemin ülkeye ekonomik maliyetinin 2,5 ila 4 trilyon dolar arasında olduğu ifade ediliyor. Bu kaynağın üretime, istihdama, eğitime, sağlığa ve bölgenin kalkınmasına harcanmış olması hâlinde bugün çok farklı bir ekonomik tabloyla karşı karşıya olabilirdik. Şimdi çatışmasızlık dönemini kalıcı barışa ve toplumsal refaha dönüştürmenin zamanı. Üstelik bugün Diyarbakır'da esnaf, ağır vergi denetimleri ve yüksek cezalar nedeniyle işini sürdüremez hâle geliyor. Kırk, elli yıllık esnaf kepenk kapatmayı düşünüyor. 100 liralık lahmacun satan bir esnafa 4 milyon lira ceza kesilmesi, denetim politikalarının küçük işletmeler üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor. Güvenlik baskısının ardından şimdi de vergi baskısı mı başlayacak? Son 25 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın bu tablodan bağımsız olduğunu söylemek mümkün değil. Bölgesel eşitsizlik kendiliğinden ortadan kalkmayacak. Bunun için bütçede, yatırım politikalarında ve kamu kaynaklarının dağılımında somut bir irade ortaya konulmalı. Diyarbakır'ın ihtiyacı daha fazla denetim ve ceza değil; yatırım, üretim, istihdam, refah ve ekonomik adalettir. Şiddetin gerekçesi ortadan kalktı. Artık Diyarbakır'ın kalkınması için somut adımlar atılmalı. @HMBakanligi
20:26 · 5 Kasım 2026Kesinleşen: Diyarbakır 2017 yılında da 2026 yılında da gelişmişlik sıralamasında son 16 il arasındaydı.
Sıradaki Haber




