CHP Milletvekili Yankı Bağcıoğlu, Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'nun Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselelerinde uluslararası hukuka aykırı bir tutum içinde olduğunu savundu. Bağcıoğlu, raporun Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tezlerini esas alan, taraflı ve çifte standartlı bir yaklaşım sunduğunu öne sürdü.
Bağcıoğlu, raporda yer alan bazı değerlendirmelere yönelik eleştirilerini sıraladı. Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı'nın geçersiz sayılmasını eleştiren Bağcıoğlu, Doğu Ege adalarının gayriaskerî statüsüne dair Türkiye'nin itirazlarının Yunan egemenliğini sorgulamak gibi gösterilmesini Lozan ve Paris Antlaşmaları'na aykırı bulduğunu belirtti.
“Uluslararası hukuk, AB üyelerinin siyasi tercihlerine göre yorumlanamaz!”
Rapordaki diğer maddelere de değinen Bağcıoğlu, Türk askeri uçaklarının hava sahası ihlalleri ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Uçuş Bilgi Bölgesi'ndeki faaliyetlerine yönelik eleştirilerin Chicago Sözleşmesi çerçevesinde incelenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Mavi Vatan kavramının Türk ders kitaplarında yer almasının eleştirilmesini ve Yunanistan'ın Ege Denizi'nde karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkının savunulmasını kabul edilemez bulduğunu dile getirdi.
Bağcıoğlu, uluslararası hukukun Avrupa Birliği üyelerinin siyasi tercihlerine göre yorumlanamayacağını vurguladı. Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin öğretilmesinin dahi eleştirilmesini ve Türkiye'nin hayati güvenlik çıkarlarının göz ardı edilmesini raporun eksik yönleri olarak gösterdi.
Kaynaklar

AB KOMİSYONU’NA ULUSLARARASI HUKUK HATIRLATMASI! 🔹 Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu, Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularında uluslararası hukuka aykırı, Yunanistan ve GKRY’nin tezlerini esas alan taraflı ve çifte standartlı bir yaklaşım sergilemektedir. 🔹 Rapordan bazı çarpıcı örnekler: 🔺 Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nın geçersiz olduğu ileri sürülüyor. (AB, egemen iki devletin yaptığı anlaşmayı hangi yetkiyle geçersiz sayıyor?) 🔺 Doğu Ege adalarının gayriaskerî statüsüne ilişkin Türkiye’nin itirazları, Yunan egemenliğini sorgulamak olarak nitelendiriliyor. (Lozan ve Paris Antlaşmaları yok mu sayılıyor?) 🔺 Türk askerî uçaklarının hava sahası ihlalleri ve GKRY FIR’ındaki faaliyetleri eleştiriliyor. (FIR egemenlik sınırı değildir! Chicago Sözleşmesi incelensin.) 🔺 Mavi Vatan kavramının Türk ders kitaplarında yer alması dahi eleştiriliyor. (Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini öğretmesi de mi sakıncalı?) 🔺 Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını 12 deniz miline genişletme hakkı savunulurken, Türkiye’nin 1995 tarihli TBMM kararı ve casus belli tutumu eleştiriliyor. (BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 12 mil hükmü, Ege’nin özel coğrafi koşulları ve diğer devletlerin hakları dikkate alınmadan tek taraflı uygulanabilir mi? Türkiye’nin hayati güvenlik çıkarları neden göz ardı ediliyor?) 🔹 Uluslararası hukuk, AB üyelerinin siyasi tercihlerine göre yorumlanamaz!
15:56 · 5 Kasım 2026Sıradaki Haber




