CHP Milletvekili Yankı Bağcıoğlu, İstanbul'daki askeri alanların statüsünün değiştirilerek yapılaşmaya açılmasının kentin güvenliğini riske attığını ileri sürdü. Bağcıoğlu, İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) 2024 yılı raporuna dayanarak, İstanbul'daki 15.304 hektarlık askeri alanın yüzde 21'inin askeri statüsünün kaldırıldığını belirtti.
Söz konusu alanlarda tamamlanan yapılaşmanın yüzde 96,5'inin konutlardan oluştuğunu ifade eden Bağcıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2023 yılı verilerine göre tamamlanan projelerin yüzde 85'inin lüks konut niteliğinde olduğunu aktardı. Bu alanlarda yaklaşık 700 bin kişilik yeni bir nüfus planlandığına dikkat çekti.
Bağcıoğlu, deprem riski taşıyan İstanbul'da nüfus ve yapı yoğunluğunun artırılmasının, afet sonrası toplanma, geçici barınma, lojistik destek ve acil müdahale için kullanılabilecek geniş arazi rezervlerini daralttığını savundu. Bazı imar planlarının mahkeme kararlarıyla iptal edilmesinin de şehircilik ve hukuk boyutundaki tartışmaları derinleştirdiğini öne sürdü.
Askeri arazilerin konuta dönüştürülmesinin ötesinde, meselenin İstanbul'un gelecekteki krizlere karşı kullanabileceği stratejik hareket alanının kısıtlanması olduğunu belirten Bağcıoğlu, şehrin ihtiyacının lüks konutlar mı yoksa felaketlerde hayat kurtaracak güvenli alanlar mı olması gerektiğini sordu.
Kaynaklar

‼️ İSTANBUL’UN STRATEJİK REZERVLERİ YAPILAŞMAYA MI AÇILIYOR? İstanbul Planlama Ajansının (İPA) 2024 yılı raporuna göre, İstanbul’daki 15.304 hektarlık askerî alanın %21’inin askerî statüsü kaldırıldı. Bu alanlarda tamamlanan yapılaşmanın %96,5’ini konutlar oluşturuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 2023 yılı açıklamasına göre, tamamlanan projelerin %85’i lüks konut niteliğinde. Üstelik söz konusu alanlarda yaklaşık 700 bin kişilik yeni nüfus planlanıyor. Peki, bunun İstanbul’un güvenliği açısından anlamı ne? Bir yandan deprem riski altındaki İstanbul’un nüfus ve yapı yoğunluğu artırılırken diğer yandan afet sonrası toplanma, geçici barınma, lojistik destek ve acil müdahale amacıyla değerlendirilebilecek geniş arazi rezervleri azalıyor. Dahası, bazı imar planlarının mahkeme kararlarıyla iptal edilmiş olması, sürecin şehircilik ve hukuk boyutundaki tartışmaları da derinleştiriyor. Mesele yalnızca askerî arazilerin konuta dönüştürülmesi değil; İstanbul’un gelecekteki krizlere karşı kullanabileceği stratejik hareket alanının daraltılmasıdır. İstanbul’un ihtiyacı daha fazla lüks konut ve alışveriş merkezi mi, yoksa deprem ve diğer büyük krizlerde milyonlarca insanın hayatını koruyabilecek güvenli alanlar mı? Unutulmamalıdır: Bir şehrin güvenliği yalnızca bugün inşa ettikleriyle değil, yarın karşılaşacağı felaketler için koruyabildiği alanlarla da ölçülür.
19:50 · 4 Kasım 2026Kesinleşen: İstanbul'daki 15.304 hektarlık askeri alanın %21'inin askeri statüsü kaldırıldı.
Sıradaki Haber




