Yeni Yol Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, yargı mensuplarının siyasi gündeme dahil edilmemesi gerektiğini belirterek son dönemdeki bazı yargı kararlarını eleştirdi. Ekmen, yargı işlerinin bir mücadele aracına dönüştürülmesinin olumsuz sonuçlar doğuracağını ileri sürdü.
Ekmen, Ağrı'da bir tanık hakkında 3 ay disiplin hapsi öngörüldüğünü, Antalya'da Seyyid Kutub'un kitabı hakkında toplatma kararı verildiğini ve İstanbul'da İsrail ile ticareti kınadığı gerekçesiyle bir vatandaşa 1 yıl 15 gün hapis cezası verildiğini ifade etti. Bu kararların aynı gün içinde gerçekleştiğine dikkat çeken Ekmen, yargı düzeninin yarattığı tahribatın büyük olduğunu savundu.
“Yargı işlerini bir silaha, bir mücadele aracına dönüştürürseniz bu silah bir bumerang gibi döner, sizi vurur dedik; ama dinletemedik.”
Ağrı'da Cevdet Aydemir'in disiplin hapsine çarptırılmasını ve İstanbul'da öğretmen Yasemin Sürücü'nün mektup bıraktığı gerekçesiyle hapis cezası almasını örnek gösteren Ekmen, yargının ayarlarıyla oynanmasının bu tür kararlara yol açtığını iddia etti.
Ekmen ayrıca, Celal Fırat'ın paylaşımlarına atıfta bulunarak Alparslan Kuytul ve ailesinin maruz kaldığı durumun bir zulüm olduğunu öne sürdü. Dini konularda farklı düşünenlerin yargı eliyle cezalandırılmaması gerektiğini belirten Ekmen, bu durumun Türkiye genelinde bir sorun haline geldiğini savundu.
Kaynaklar

3 KARAR VE YARGININ HALİ Sayın Başkanım, birçok vesileyle burada AK Parti sıralarına hep şunu hatırlattık: Yargının ayarlarıyla oynamayın. 28 Şubat yargı brifingleri gibi yok yemin töreni, yok kura töreni, yok resmi bayram diye yargı mensuplarını, yargı mahkeme başkanlarını külliyede toplayarak onları siyasi gündeme hapsetmeyin. Yargı işlerini bir silaha, bir mücadele aracına dönüştürürseniz bu silah bir bumerang gibi döner, sizi vurur dedik; ama dinletemedik. Şu ana kadar özellikle son 2 yıldır oluşturulmuş yargı düzeninin yarattığı tahribatı ifade edecek kelime yok. Yakın zamanda AK Partili arkadaşlar da bunu defalarca kez görecektir. Ama dün aynı anda haber bültenlerine düşen 3 haberi sizinle paylaşmak istiyorum. Ağrı'da Allah adına yemin etmek isteyen bir tanık hakkında 3 ay disiplin hapsi öngörüldü. Antalya'da sonradan kaldırıldığı anlaşıldığı şekliyle Seyyid Kutub'un kitabı hakkında toplatma kararı verildi. İstanbul'da AK Parti ve MHP İlçe Başkanlarına İsrail'le ticareti kınadığı için kınamak amacıyla mektup bırakan bir vatandaşımıza 1 yıl 15 gün hapse hükmedildi. Allah aşkına soruyorum, bu 3 haber aynı gün önünüze düşüyor olsaydı ve AK Parti sıralarında oturmuyor olsaydınız bu konuda ne yorumlardınız? Ne derdiniz ve sizi tutan şey nedir? Karşıda Sayın Bakanımız var, burada Leyla Hanım var. Şu kitabı 80'lerde ve 90'larda görmeyen, okumayan, incelemeyen kaç kişi var aranızda? Oturup düşünmeniz gereken şey, yargının ayarlarıyla bu kadar oynadıktan sonra bu kararlar nasıl veriliyor diye düşünmenizdir. Ağrı'da vatandaş Cevdet Aydemir'in disiplin hapsine bu kadar kolayca çaptırılmasıdır. Öğretmen Yasemin Sürücü'nün sadece mektup bıraktığı nedeniyle İsrail'le ticareti kınamasından dolayı 1 yıl 15 gün hapis cezasına nasıl çaptırıldığıdır. Bu ve benzeri örnekler arttırılabilir. Sayın Celal Fırat dün paylaşım yaptı. Alparslan Kuytul ailesi ve sevenlerinin apaçık bir zulme nasıl maruz bırakıldığıdır. Dini konularda sizin gibi bizim gibi düşünmek zorunda mıdır herkes? Sizin gibi düşünmüyor oluşu, onun yargı eliyle tecziyesine tutuklandığı yetmiyormuş gibi Türkiye'nin dört bir yanına gönderilmek suretiyle ailesinin, avukatlarının, sevenlerinin ayrıca bir zulme maruz kalmasını nasıl anlayabiliriz? Tabii bu zulüm bugünün de meselesi değil.
16:42 · 4 Kasım 2026Sıradaki Haber





